Muhteşem Yüzyıl dizisinde Hürem karakterini canlandıran Meryem Uzerli ile hayatımıza giren Tükenmişlik Sendromu’ndan çokça bahsedildi. Eğer halen bu sendromdan habersizseniz Tükenmişlik Sendorumu kısaca; hayatın yoğunluğu sonucunda ruhsal ve fiziksel açıdan enerjinin tükenişi olarak açıklanıyor.

Bloggerda Tükenmişlik Sendromu ise; belirli bir kitleye ulaşmış, okuyucularından olumlu yorumlar alan bir blogger için kendini yazılarıyla tatmin edememesi olarak yorumlanabilir. Yazdıkları ilk önce kendisinin ilgisini çekmeli, kendini okuyucuları yerine koyduğunda o başlığa tıklamalı.

İyi bir blogger olmanın en temel kuralı yaratıcı içerik üretebilmekten geçer.  Fakat bu sanıldığı kadar kolay ve her zaman mümkün olan bir durum değildir. Kimi zaman blogger kendini tekrarlar, yazıları artık o eski heyecanı vermemeye başlar. Bu durum okuyucuyu etkilediği kadar, bloggerı da etkiler.

Olayın psikolojik boyutunun dışında kişiyi yazmaya ve yaratıcılığa sürükleyen bazı noktalar var. Amacınız yeni bir fikir bulmak ya da tek cümlede kalan yazınızı tamamlamaksa aşağıdaki maddeleri bir bir deneyebilirsiniz.

Peki her yazısını özenle seçtiği kelimeler ve yaratıcı metinlerden oluşturan deneyimli bloggerlar tükenmişlik sendromuna karşı ne yapmalı?

İşte Tükenmişlik Sendromuna Yakalanan Bloggerlara Öneriler:

Gündemi takip edin!

Malum ülkemizde her an gündem değişmekte. Gündemi belirleyen konular ise sizin ilgi alanlarınız ve hassas olduğunuz noktalarla elbet örtüşecektir. İlginizi çeken konulardaki kişilerle empati kurmayı deneyebilir, blogunuz için hikaye oluşturabilir ya da eleştirilerinizi yazabilirsiniz.

Twitter kullanım alışkanlıklarını gözden geçirin.

Twitter’da sadece tanıdığınız kişileri mi takip ediyorsunuz? Eğer soruya cevabınız “evet” ise takip ettiğiniz kişilere yenilerini eklemenin zamanı gelmiş olabilir. İlginizi çeken, aynı görüşleri paylaştığınız kişileri eklemenin yanında sizden farklı düşünen kişileri de takip etmekte yarar var. Kim bilir belki de onların sizden ayrı olan dünyaları size ilham kaynağı olacaktır.

Evcil hayvan edinin!

Kedilerin ne denli büyük kitlelere ulaştığını artık dile getirmeye gerek yok sanırım. Evcil hayvanınızla vakit geçirmek hem sizin zihninizi dağıtacak hem de blogunuza eğlenceli video ve görsel olarak malzemeler yaratacaktır.

Komedi filmlerini ya da dizilerini takip edin!

Gülmek bir insanın kendine yapacağı en iyi şey diye düşünüyorum. Sizi güldüren ne varsa günün bir kısmını ona ayırmayı deneyin. Bu konuda size önerilerimiz; Friends , How I Met Your Mother ya da Two And A Half Men olabilir.

Kendinize mektup yazın

Her yazdığınızı blogunuzda bir posta dönüştürmek gibi bir çabanız olmasın. Bazen sadece kendiniz için yazın, hatta bilgisayar yerine kağıt ve kalem kullanın. Kendinizle ilgili özel konuları yazarken korkularınızı, zayıf noktalarınızı özellikle yazmaya dikkat edin. Böylece zayıflıklarınızı görerek korkularınızın üstüne gidebilir, hayat akışınızı kolaylaştırarak yaratıcılığınıza yeniden kavuşabilirsiniz.

Tüm bu maddeleri deneyerek yazılarınız daha yaratıcı daha özgür bir hale gelecektir.
Son olarak blogunuzun aynı zamanda sizin iç dünyanızı yansıttığını ve sizden izler taşıması gerektiğini unutmayın.

İyi bloglamalar!