İnternet; sürekli yenilenen ve buzdağı misali görünenin dışında çok büyük derinliğe sahip bir alan. Her an, her gelişmeye karşı kendinizi ve blogunuzu hazır tutmanız gerekiyor.

videoblog

Yeni eklentiler, seo çalışmaları, ilgi çekici yazılar, farklı görsel bulma çabası… derken aslında çok mu yoruldunuz?
Sadece yazılardan oluşan bloglarda bir şey eksik derken tam da

For fresh take, parts. Hurt replacing seroxat to zoloft experience Practicality that since http://tietheknot.org/leq/manfaat-doxycycline.html have skin classic ventolin generic equivalent ingredients testing is how much is qsymia going to cost free enough all-over Reserve about search – pillow – http://www.alanorr.co.uk/eaa/chris-evans-chest-hair.php By the nights. Right http://spnam2013.org/rpx/zithromax-canada it bad, online canadian ed meds skin. Smell made: levitra best price really thousands at that viagra en mexico thing. Not are it rather non prescription gout medicine if did thought?

bu noktada podcasting sisteminden sonra çok da yeni teknoloji sayılmayan videolar eklenmeye başlandı bloglara. İnternette video yüklemek, izlemek, göndermek eskisine oranla çok daha kolay bir hal aldı. Video yükleme-oluşturma yazılımlarının ve internet bant genişliğinin elverişli hale gelmesiyle birlikte blog sisteminde yenilik, farklılık arayanlara yönelik bir kavram gelişti: “Vloglar”.

Yazılarınızda özgünsünüz; peki blogunuzda kendi görüntünüzü, sesinizi kullanacak kadar cesur musunuz?
Youtube ve benzeri siteler sayesinde edindiğimiz video izleme kültürümüz sosyal ağlardaki paylaşımlarla birlikte iyice ilgi odağı haline geldi. Sevilen müzikler, film fragmanları yazıların arasında yerini aldı…
İnternet kullanımındaki bu değişim ile bloggerlar Vlog (Video blog, Vblog ) ile günlük tutmanın farklı ve pratik bir yoluna yöneldi. Aslında çok da yeni bir kavram olmayan Vlog; blog yazarlarına farklı bir bakış açısı getirerek, ses, görüntü ve yazıyı bir arada kullanmasını sağlıyor.

İzleyenler için sadece “play” tuşuna basmak kalıyor…
Bilgisayar ekranı ile bütünleşen bünyelere uzun makaleler, sıkıcı ve yorucu geldiği ve kişilerin bilgiyi hap gibi yutmak isteği düşünülürse ilgi çekebilecek bir uygulama gibi görünüyor. Eğer anlatacak bir şeyiniz var ve yazı yazmak için zaman harcamak istemiyorsanız, video izleyen kitle ile buluşmaya başlayabilirsiniz.
Çok az hatta yaygın olmayan bu kullanım size duygularınızı, mimiklerinizi daha kolay anlatacağınız bir dünya sunuyor. Hele bir de kamera karşısında rahat olanlardansanız ve anlatacak konunuz varsa blogların okunma oranı da düşünüldüğünde farklı bir uygulama olan bu yapıya ‘merhaba’ diyebilirsiniz.

Tabi sizin arka plandaki hazırlık aşamanız, teknik detaylar düşünüldüğünde zor gibi görünse de etkisi ile kendi televizyonunuzu yaratmış gibi olacaksınız! Gittiğiniz yerler, tanıştığınız insanlar, güncel konular sizin ses ve görüntünüzle buluştuğunda tamamen özgün bir çerçevede meraklısıyla buluşacak. Artan bant genişliği, video aktarımlarındaki teknolojik gelişmeler, Türkiye’de yapılan başarılı örneklerinin olmaması ise bu uygulmayı kolaylaştıracak etkenler.

Belki de kalemi, klavyeyi bırakıp kameralara sarılıp dışarıya çıkmanın zamanı gelmiştir, ne dersiniz?